BEREKETİN GÖLGESİ
2026 yazında pazarlar ucuz,tarlalar dertli.
Bugün yediğimiz ucuzluğun yarın yokluk
olmaması için üreticiyi yaşatmak zorundayız.
Bu yaz aylarında pazara gittiğimde ilk
dikkatimi çeken şey poşetin hafifliğiydi.
Domates 15 lira,şeftali 20 lira. Satıcı "Al
amca,bu yıl bol" dedi gülerek.Ben de
sevindim. Mutfak bütçesi nefes aldı bu yaz.
Çocuklar karpuzu doya doya yedi bu yaz.
.............
Ama akşam eve dönerken aklıma
Erdemli'deki komşum Ahmet geldi.Toros
Dağı üzerinde bulunan köyündeki tarlasına
ektiği biberi,fasulyesi,şeftalisi geldi birden.
Geçenlerde yolda karşılaştık.Yüzü yorgundu.
Anlatmaya başladı;"şeftalinin maliyeti 12 lira,
haldeki fiyatı 8-15 lira arasında.Biber de
benzer fiyatlarda.Kesenin ağzını açıp gübre,
ilaç aldım,şimdi borcu nasıl ödeyeceğim
bilmiyorum."
.............
2026 böyle bir yıl.Toprak 66 yıl sonra böyle
bereketli oldu Toprağın böyle bereketli
olmasının ana nedeni gökyüzünün
bonkörlüğü...
.............
Kış ılıman geçti,yağmur eksik olmadı.
Rekolte patladı.Ama bereket bazen DERT
getirir.İhracat durunca,ürün içeride kaldı.
Arz fazlası fiyatları vurdu.Market rafında
ucuzluk var,tarlada ise sessiz bir çöküş.
.............
Biz tüketici olarak bugün kazanıyoruz.
Enflasyon sepeti en azından sebze ve
meyvede hafifledi.Ama yarını düşünmeden
yaşarsak bu ucuzluğun faturası ağır olur.Bir
üretici zarar edip toprağı terk ederse,gelecek
yıla o tarlaya ne ekilecek?
.............
Gençler "bu işte para yok" deyip kente
göçerse,2027 'de aynı domatesi iki katına
almaya mahkum oluruz.
............
Tarım sabır işi.Bugün kazanan yarın üretene
borçludur.Çözüm bağırıp çağırmakla değil,
Kooperatifleşerek,
ürünleri bekletmek için soğuk hava depoları
yapmakla,
hasatta "ben bu ürünleri alacağım" diyen bir
devlet eli gerekiyor.Üreticiye "yalnız değilsin"
dememiz gerekli.
..............
Pazardan dönerken poşetim doluydu ama
içim dolmadı.Çünkü biliyorum,toprağın
sessiz çığlığını duymazsak,yarın kendi
karnımızı doyuracak kimseyi bulamayız.
...........
Ucuzluk güzel.Ama sürdürülebilir ucuzluk
daha güzel.Onu da ancak üreticiyi
yaşatarak yaparız.

