İsmet CAN

İsmet CAN

ÇİFTÇİLİĞİN ZORLUĞU

 


 

Toprağa emek veren insanların hikâyesi çoğu zaman görünenden çok daha zordur. Soframıza gelen her ekmekte, her sebzede, her meyvede çiftçinin alın teri vardır. Ancak bu alın terinin arkasında büyük bir mücadele, sabır ve fedakârlık gizlidir.Çiftçilik, dışarıdan bakıldığında sadece ekmek, biçmek ve hasat yapmak gibi görünse de aslında doğayla verilen uzun bir mücadeledir. Çiftçi sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya gider, akşam güneş batana kadar çalışır. Bazen günlerce yağmur bekler, bazen de fazla yağmurun zarar vermesinden endişe eder. 

Don olur, dolu olur, kuraklık olur; bütün riskleri ilk yaşayan yine çiftçidir.Günümüzde çiftçiliğin zorlukları sadece doğa şartlarıyla sınırlı değildir. Artan mazot fiyatları, gübre ve ilaç maliyetleri, sulama giderleri çiftçinin yükünü her geçen gün daha da artırmaktadır. Bir yıl boyunca emek verip yetiştirdiği ürünün bazen hak ettiği değeri bulamaması ise çiftçiyi en çok üzen durumlardan biridir.

Buna rağmen çiftçi üretmekten vazgeçmez. Çünkü bilir ki üretim durursa hayat durur. Tarlada çalışan eller, aslında toplumun geleceğini yeşertmektedir. 

Bu nedenle çiftçiye sadece hasat zamanı değil, her zaman destek olmak gerekir. Üreticinin emeğinin karşılığını alması hem tarımın devamı hem de ülke ekonomisi için büyük önem taşımaktadır.Toprak, kendisine emek vereni hiçbir zaman karşılıksız bırakmaz. Ancak bu emeğin değerinin bilinmesi gerekir. Soframıza gelen her lokmada çiftçinin alın teri olduğunu unutmamak, onların emeğine saygı duymak hepimizin sorumluluğudur.Unutulmamalıdır ki güçlü bir ülkenin temeli, üretimden ve üreticiden geçer. Çiftçi güçlü olursa tarım güçlü olur, tarım güçlü olursa toplum güçlü olur.




ARŞİV YAZILAR