DİPLOMA DUVARA ASILINCA BABA YIKILIYOR
Türkiye'de baba olmak zordur.
Anne merhamettir, baba hesaptır. Herkes
uyurken babanın gözüne uyku girmez.
"Yarın okul taksiti nasıl ödenecek,
servis parası ne olacak" diye düşünür.
Çocuk ilkokula başlar, baba sevinir. Ortaokul,
lise...
Her yıl bir telaş.Dersane parası, kurs parası,
özel hoca parası. Erdemli'de limon para
etmese de baba o parayı bulur. "Oğlum
okusun da ben ne olursam olayım" der.
Sonra üniversite...
Asıl fedakarlık orada başlar. Çocuk başka kente
gider... Ev kirası, yurt parası, harçlık...
Baba burada boğazından keser, oraya gönderir...
Annesi telefonda ağlar, babası " merak etme kızım,
biz karşılarız" der, telefonu kapatınca kara kara
düşünür.
..............
Yıllar geçer.
Mezuniyet günü gelir. O gün babanın en gururlu
günüdür.Fotoğraf çekilir, diploma alınır, duvara
asılır...
...............
Ama film orada bitmez, asıl orada başlar...
.............
Çocuk iş aramaya başlar...
Başvururu, başvurur, başvurur. Kapılar kapanır.
"Deneyim var mı?" diye sorarlar. 22 yaşında
çocuktan.
10 yıl deneyim isterler....
Atama yok, torpil var.KPSS var, mülakat var...
............
İşte o zaman baba yıkılır. Yıllarca harcadığı para
değil içini sızlatan. Giden zaman, umut... "Ben bu
çocuğu okutmak için dişimi tırnakla kazıdım, şimdi
diploması bir işe yaramıyor" der.
............
Bu ülkede en ağır işsizlik, diplomalı işsizliktir.Çünkü
yalnızca genci değil, babasını, annesini de işsiz
bırakır.
............
SONUÇ:
Bir diploma, bir babayı ağlatmamalı!

