ÜRETEN AĞLADI TÜKETEN GÜLDÜ BAYRAMPAŞA’YA GELEN BOLLUK
Anadolu'nun dört bir yanından her gece
Bayrampaşa Hali' ne kamyonlar giriyor.
Dorse dolusu domates,biber,patlıcan,
şeftali,karpuz....
Tırlar sabaha kadar boşalıyor,hale
sığmıyor. Tarlada işçinin eline diken batan
meyve,24 saat sonra tezgahta üçe beşe
satılıyor. 66 yıl sonra ilk kez Türkiye'de
tarımsal üretim,tüketimin üzerine çıktı.
Depolar doldu,tarla tabana vurdu.Ve tarih
tekerrür etti.Yine üreten zarar etti,tüketen
kazandı.
..............
Bu bolluk neden bayram değil de matem?
..............
Çünkü sistem aynı sistem.Üretici mazotu
83 liraya alıp domatesi 10-20 liraya vermek
zorunda kalıyor.
............
Gübre,ilaç,kasa,nakliye hepsi dövizle.Ama
ürün para etmeyince "arz fazla" denip fiyat
yerle bir oluyor.
............
Tarlada 15 lira olan biber,Bayrampaşa'da
30-35 lira.
.............
Aradaki 15-20 liralık fark neye gidiyor?
Komisyoncuya,
nakliyeciye,
hal rüsumuna,
market rafına.
Zincirin en zayıf halkası yine ÇİFTÇİ.
............
66 yılda ilk kez bu kadar ürettik. Bu bir
başarı hikayesi olmalıydı.Gıda enflasyonu
düşmeli,
ihracat patlamalı,
çiftçi borç değil kar yazmalıydı.Ama olmadı.
Çünkü biz üretimi planlamıyoruz,fiyatları da.
...........
Herkez aynı ürüne yüklenince tarlada çürüyor,
hali tıka basa dolduruyoruz.Sonra "İTHALAT
AÇALIM" deniliyor. Bolluk varken üreticiyi
bitirip,kıtlıkta dışarıya para ödüyoruz.
............
Tüketen şimdilik kazançlı. Pazarda fiyatlar
bir nebze düştü.Ama bu kazanç değil.Çünkü
bugün zarar eden çiftçi yarın ekmeyecek.
Ekmeyince önümüzdeki yıl aynı kamyonlar
gelmeyecek Bayrampaşa Hali' ne.
O zaman Bayrampaşa'da kasa boşalacak,
fiyatlar katlanacak ve yine faturayı birlikte
ödeyeceğiz.
..............
ÇÖZÜM BASİT.
.............
Üreticiyi kooperatifle güçlendirmek,
hal sistemini şeffaflaştırmak,
arzı planlamak.
.............
Yoksa 66 yıl sonra gelen bu rekor,67'inci
yılda bir trajediye döner.
...........
Bolluk varken yoksullaşan bir ülke,ancak
Türkiye olabilir.

