VİTRİN ARKASINDAKİ GERÇEK YÜKSEK KİRA PAHALI HAYAT
Caddeden geçerken vitrinlerdeki fiyat
etiketlerine bakıp "bu kadar olur mu"
dediğimiz anlar çoğaldı.Bir kahvenin,
bir t-shirt 'ün,bir ekmeğin fiyatı her ay
biraz daha yukarı çıkıyor.Peki bu
artışın arkasında yalnızca hammadde
ve enerji mi var? Hayır:En görünmeyen
kalemlerden biri,dükkanın kapısını açar
açmaz başlayan fatura:KİRA.
............
Bugün Mersin'de de,İstanbul'da da,
Anadolu'nun küçük ilçelerinde de esnafın
en büyük derdi aynı. Cadde üstü bir
dükkanın kirası 3-4 yılda iki katına
çıkabiliyor.İşletmeci bu maliyeti cebinden
karşılayamaz.Elektrik,personel,vergi
derken geriye tek seçenek kalıyor:
FATURAYI MÜŞTERİYE KESMEK.
............
Ekonominin basit bir kuralı var.Maliyet
ne kadar yüksekse satış fiyatı da
o kadar yukarı gider.Yüksek kira ödeyen
berber,traşı 500 liraya değil 800-1000
liraya yapmak zorunda kalıyor.
..........
Kirası düşük bir mahalle bakkalı aynı
domatesi 30 liraya satarken,AVM
yanındaki ya da içindeki market aynı
domatesi 45 liraya satıyor. Fark ürünün
kendisinde değil,dükkanın dört duvarında.
............
Burada kaybeden yalnızca müşteri değii.
Yüksek kira yüzünde fiyat artınca müşteri
alımını kısıyor. Esnaf ciro kaybediyor ama
kirasını yine de ödemek zorunda.Sonuçta
hem cep yanıyor hem dükkan kepenk
kapatma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
............
Kira yükü hafiflese, işletmenin toplam
maliyeti düşecek. O zaman fiyatlar da nefes
alacak. Daha uygun fiyata hizmet alan
müşteri daha sık alışveriş yapacak,esnaf da
kazanacak.
..............
Çözüm yalnızca "İNDİRİM YAP" demekle
olmaz.Belediyenin küçük esnafa uygun
alanları üretmesi,
uzun vadeli ve enflasyona endeksli kira
sözleşmeleri,
çarşı içlerini canlandıracak destekler
gerekiyor. Aksi halde vitrindeki her ürünün
etiketine gizlenmiş bir "KİRA PAYI" ödemeye
devam edeceğiz.
..........
Çünkü bugün biz kiranın yüksekliğini
konuşmazsak,yarın market fişinde onu
ödemeye mahkum kalırız.

