• Dolar 8,754
    Euro 10,3906
  • Altın 495.67
    Bist 1391.06
  • 18° Mersin

İlginizi Çekebilir

Mersin'in Ayasofya'sı: "Alahan Manastırı"

‘Mersinden Güneş Enerjisi İle Kurutma Tesisi' faaliyete geçti

Sıkışan yavru kedi, tekerlek sökülerek kurtarıldı

İki aracın çarptığı genç hayatını kaybetti

Mersin'de çocuklar resimlerle pandemiyi anlattılar

Mersin'de konut satışları mayıs ayında yüzde 2,2 azaldı

Lokmanoğlu, “Okyanuslar ciddi biçimde tehlike altında”

Lokmanoğlu, “Okyanuslar ciddi biçimde tehlike altında”

 Mersin Deniz Ticaret Odası Başkanı Cihat Lokmanoğlu, küresel ısınma, kirlilik, asit dengesindeki değişimler ve aşırı avlanma gibi nedenlerle okyanusların ciddi biçimde tehlike altında olduğunu belirterek, “Denizlerimiz; devasa birer çöplüğe dönüşmeden, küresel düzeyde önlem almak gerektiği konusunda bizleri uyarıyor” dedi.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2008 yılında tanınan Dünya Okyanus Günü her yıl küresel olarak 8 Haziran’da kutlanıyor. Dünya Okyanus Gününün amacı, yeryüzündeki yaşamın büyük ölçüde okyanuslara bağlı olduğuna dikkat çekmek ve insan eliyle oluşturulan kirliliğin okyanuslar üzerindeki etkileri konusunda farkındalık oluşturmak.
Mersin Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, 8 Haziran Dünya Okyanus Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Okyanusların gelecek açısından önemine dikkat çeken Lokmanoğlu, “Okyanuslar, gezegenimizin asıl oksijen kaynaklarıdır. Soluduğumuz oksijenin yüzde 70’i, okyanuslardaki planktonlar ve denizel bitkiler sayesinde üretilmekte. Isıyı ve atmosfere yaydığımız karbondioksiti emen okyanuslar, iklimi düzenlediği gibi önemli bir gıda ve geçim kaynağı da aynı zamanda. Okyanuslar deniz ticaretine, turizme ve balıkçılığa katkısıyla ekonomiyi de desteklemekte” dedi.

“Okyanuslar, ciddi tehlike altında”
Uzmanların bugün, küresel ısınma, kirlilik, asit dengesindeki değişimler ve aşırı avlanma gibi nedenlerle okyanusların ciddi biçimde tehlike altında olduğunu belirttiklerini ifade eden Lokmanoğlu, “Maalesef bu tehlike artık gözle görülür boyutlara da ulaşmış durumda. Son dönemde Marmara Denizinde ortaya çıkan müsilaj sorunu bunun en somut örneği. Birçok diğer nedenin yanı sıra, deniz kirliliğinin yüzde 80’inin karasal faaliyetlerden kaynaklandığı biliniyor. Denizlere boşaltılan arıtılmamış kanalizasyon ve endüstriyel atıklar ile plastikler, denizlere ve okyanuslara ciddi şekilde zarar veriyor” değerlendirmesini yaptı.

“Her 5 balıktan birinin sindirim sisteminde plastik var”
Deniz ve okyanusların, yaşamlarımız üzerindeki önemine ve mevcut durumuna BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Programında (UNDP) da yer verildiğini kaydeden Lokmanoğlu, şöyle devam etti: “Programda, 3 milyar insanın geçinmek için denizlerdeki biyolojik çeşitliliğe bağımlı olduğu, ancak günümüzde dünyadaki balık stoklarının yüzde 30’unun aşırı kullanıldığı için sürdürülebilir ürün vereceği düzeyin altına indiği, okyanusun her kilometre karesinde ortalama 13 bin parça plastik atık bulunduğu gibi dikkat çekici veriler yer alıyor. Bilim insanları tarafından yayınlanan raporlarda, 8 milyon ton plastik atığın rüzgar, akıntı ve gelgitler vasıtasıyla okyanuslara taşındığı, okyanuslarda birisi Fransa’nın yüzölçümüne eşit olmak üzere 5 plastik adası oluştuğu ve her 5 balıktan birinin sindirim sisteminde plastik bulunduğu belirtiliyor. Kirlilik, denizlerdeki milyonlarca canlıya zarar verdiği gibi, geçimini denizlerden sağlayan balıkçıları da olumsuz etkiliyor.”

“Denizlerimiz bizleri uyarıyor”
Denizlerdeki kirlenmeye karşı uyarılarda bulunan Lokmanoğlu, “Ortaya çıkan bu tablo, denizlerimiz devasa birer çöplüğe dönüşmeden, küresel düzeyde önlem almak gerektiği konusunda bizleri uyarıyor. Bu konuda en önemli sorumluluk elbette devletlere ve uluslararası organizasyonlara düşüyor olsa da kirlilikle mücadele ve farkındalık oluşturma açısından toplumsal, yerel ve hatta bireysel olarak yapabileceklerimiz de oldukça değerli. Kirlilikle mücadele açısından güvenilir atık kullanım yöntemlerini yaygınlaştırmak ne derece önemliyse, bireysel olarak plastik kullanımı konusunda bilinçli olmak ve günlük yaşamda başta tek kullanımlıklar olmak üzere plastik ürünleri azaltmak da o derece önemli” ifadelerini kullandı.

“Denizlerin ve okyanusların korunması için verilen mücadelede aktif olarak yer almaya devam edeceğiz”
Lokmanoğlu, Mersin Deniz Ticaret Odası olarak, TURMEPA/Deniz Temiz Derneği iş birliğinde kirlilikle mücadeleyi özendirmek amacıyla geçmiş yıllarda deniz ve kıyı dibi temizliği etkinlikleri gerçekleştirip, çocukları ve gençleri deniz temizliği konusunda bilinçlendirmek amacıyla verilen eğitim programlarının içerisinde yer aldıklarını anımsattı. Odanın aynı zamanda, bölgemizde ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü öncülüğünde gündeme taşınan ve deniz ekosisteminin sağlığını ve denizel kaynakların sürdürülebilir kullanımını öngören Mavi Ekonomi yaklaşımının paydaşlarından ve destekleyicilerinden biri olduğunu belirten Lokmanoğlu, “Mersin Deniz Ticaret Odası son olarak, yerel deniz ürünü türlerini korumak; bölgemizde temiz ve adil deniz ürünleri konusunda farkındalık oluşturmak; eğitim yoluyla balıkçıları ekosistemin doğal koruyucuları haline getirmek hedefleriyle yola çıkan Slow Fish Mersin’in kurulmasında rol almıştır. Gönüllülük esasına dayanan bu oluşumun kurucu ekibi içinde odamızın 3 temsilcisi bulunmaktadır. Odamız, bundan sonraki süreçte de geleceğimizin bağlı olduğu denizlerin ve okyanusların korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusunda verilen mücadelenin içerisinde aktif olarak yer alacaktır. Gelecek kuşaklara daha temiz bir deniz ve yaşanabilir bir dünya bırakabilme hedefine katkı sunmak, her zaman önceliklerimiz arasında olacaktır” dedi.